13 yıldır gelişen, büyüyen ve büyüten Fenerbahçe bu ülkeye çok geliyor. Sadece futbol kulubü değil ki, Spor Kulubü burası. Devlet elinden ya da yayıncı kuruluştan gelene bakmıyor ki bütçesi, kendi ekonomisi var. Stadı var, hem de Arena değil, sponsoru var, hem de yönlendirilmiş değil, insan gücü var, hem de çok etkili bir güç, planlıyor, uyguluyor ve denetliyor. Bir de Fenerbaçeliler var, esasında bu kulubün gerçek sahipleri. Her yerdeler, her zaman destekliyorlar ama asıl olarak bu bünyenin ekonomik gücünü oluşturuyorlar. Kombine, forma, çorap, etiket, vs, Fenerium ne satıyorsa gidip alıyorlar. Kendilerine alıyorlar, dostlarına alıyorlar, çoluk çocuklarına alıyorlar. Ve gururla anlatıyorlar. Bazı aklı evveller bu parayı verenleri müşteri olarak tanımlıyor. Müşteri başkasının malını alana denir, kendi malını alana değil. Fenerbahçe'nin kimsenin himmetine ihtiyacı yok yani. Bir de yönetenler bu gelen paraların ona buna peşkeş çekilmesini engelliyor. Bu güven çemberi kulubün ekonomik olarak büyümesini sağlıyor.
Kendi kendine yeten bu yapı diğerlerini hem kıskandırıyor hem de endişeye sevk ediyor. O yüzden senelerdir saldırıyorlar, basın ve federasyonlar vasıtasıyla, o yüzden herkes kamplara bölündü, Fenerbahçeliler ve diğerleri olarak, o yüzden her sene, her branşta bukalemun gibi renk ve takım değiştiriyorlar. Bu basın sayasinde bir nesil yetişti "nefreti sevgisine üstün gelen", takımı kazanınca değil Fenerbahçe kaybedince sevinen. Sonra da çıkıp "Ne oldu bize? Eskiden yan yana maç seyrederdik" diyorlar. Suçlusu da belli: Aziz Yıldırım. Aziz bey herşeye hükmetmek istiyormuş, yok onu dövdürmüş, yok bunu kovdurmuş, yok federasyonları kontrol etmiş. Sonra sokaklarda insanlar birbirine girince timsah gözyaşları döküyorlar.
Bu şekilde doldurulan ve kamplaşmış insanlar yapılan psikolojik harekatla kararlarını verdiler, Fenerbahçe suçlu. Bunlarla mücadele edilmez mi? Tabii ki edilir ama bu Fenerbahçe'ye yakışmaz. Fenerbahçe mağdur olamayacak kadar güçlü çünkü.
Fenerbahçe Yönetimi tüm haklarından vazgeçerek Bank Asya ligine düşürülmesini istemeli. Federasyonun karar almasını engelleyen "ya bunlar haklıysa, ben bu tazminatları nasıl öderim?" korkusunu da bir tazminat istemediğini belirterek dindirmeli. Bakın o zaman neler olur?
1. Şike soruşturması hemen biter, BJK, Trabzon ve diğerleri oldukları yerde kalırlar.
2. Lig Fenerbahçesiz başlar ve anında televizyon gelirleri iptal olur, çünkü hiçbir yayıncı Fenerbahçe'nin olmadığı lige 400 milyon dolar ödemez. (Soruşturma başından beri LİG TV iptalleri 60.000 adedi aşmıştır, ve Fenerbahçe düşerse bu altı sıfırlı olmaya başlar)
3. Yayın gelirlerini 2016 yılına kadar temlik ettirmiş güzide kuluplerimiz Trabzon, BJK ve GS batar ve devlet yardımı ister. Alışıklar zaten, Trabzon ve Beşiktaş örtülü ödenekten (bakınız Wikileaks belgeleri) GS ise fak fuk fondan para almıştır.
4. Tabii devletten para almak UEFA kriterlerine göre yasak olduğu için bütçelerini doğrultamayan bu güzide kuluplerimiz Avrupa'ya çıkamaz. Bilindiği üzere Fenerbahçe düşürülmezse UEFA hepimizi men edecekti Milliyet ve Habertürk gazetelerine göre. En azından bir işi de Fenerbahçesiz becermiş olurlar.
5. Federasyon iflasını ister, çünkü yayın gelirleri olmadan gelir payı alamaz ve zaten negatif olan bilançosunu taşıyamaz. Özerk bir kuruluş olarak devletten de yardım alamadığı için gereksiz personel evine, Trabzon'a döner.
6. Devamlı Fenerli medya diye bağırıp, kuluplerince beslenen aslan gibi medyamız da kendi söyler, kendi dinler. Bir süre sonra patronlar düşen satışlar ve reytingler yüzünden bu arkadaşları kapıya koyar.
7. Hakemler rahat eder, hata yaptıklarında bağlanacak biri kalmamıştır. Hakem hatası, hakem hatası olarak adlandırılır. Markus Merk evine döner. Mustafa Denizli de Lig TV stüdyoları dışında gülmeye devam eder.
8. Fenerbahçe Bank Asya ligini ihya eder, Fenerbahçeliler de devletin polisinden dayak yemeden belki bazı deplasmanlara gidebilirler.
9. Bir sene sonra geri döndüğümüzde de bu arkadaşlar akıllanmış ve bize ihtiyaçları olduğunu gönülden anlamış olurlar.
Ben geçen sene büyük bir stress içerisinde seyrettiğim maçların sonuçlarının önceden belirlenmiş olduğuna inanmak istemiyorum, ama ben böyle bir itham altında maçlara da gidemem. Aklanın gelin gibi saçma birşeyler de söyleyemem. Kim neyi aklayacak? Mahkemesi bile olmayan bir davanın sonuçlanmasını da bekleyemem. Fenerbahçe gider hangi ligde oynaması uygun görülüyorsa orada oynar. Orası da asıl lig olur. Ekonomik gerçekler de onlarla uğraşması gereken TemizLigci arkadaşlara kalır.